Sunday, November 28, 2010

27. Vivo

momo'nun barındaki konserde -saçlarım yağlı olduğu için- bütün akşam kafamda kocaman bir bereyle çalınca akşam şu rüyayı gördüm:

içinde e.'nin de olduğu bir sınıftayım, sınıftaki sıralar bazı tren vagonlarında olduğu gibi ikişerli sıralar halinde birbirine bakıyorlar ve 4'lü gruplara ayrılmışlar. e.'nin suratı bana dönük. yanımdakilere heyecanlı ve komik bir şekilde hocanın anlattığı konuyu anlatıyorum (yatmadan big bang öncesi olaylara dair bulunan ve henüz yayınlanmamış bir makale okumuştum, onunla ve penrose ile ilgili bir şeylerdi) . o sırada kafamda bulunan bere büyüyor ve bu e.'yi çok güldürüyor, sürekli gözümün içine hayran hayran bakıyor. içimden gülüşünü ne kadar tatlı bulduğumu söylemek geçiyor ama bir türlü yanına gidip konuşmuyorum.

iki üç adam kendi aralarında benim hakkımda konuşuyorlar, aralarında en saygı duydukları kişi "aslında bir şirket kurup çok başarılı olacağı kesinken fasa fiso işlerle uğraşması biraz garip, yine de hala zaman var" derken kendimi dışarıdan, onların perspektifinden izliyorum. saçlarım uzun, çok inceyim: belli ki 19 yaşımda londra'dan döndüğüm halime bakıyorum.

No comments: