venedik'te "lucid" diyebileceğimiz bir rüya gördüm. yatmadan bir süre önce sinemayla ilgili konuştuk, italya'da olmanın da etkisiyle olacak rüyamda barbaros bulvarı'na benzeyen bir yerdeyim, evlendirme dairesinin arkasından yıldız'a bağlanan yokuş da olabilir. yanımdan nanni moretti'nin karısı minik italyan tipi bi arabayla geçiyor içinde de 3 tane sarışın çocuk var. arabanın arkasında elektronik bir panel var ve bir yazı kayarak geçiyor, yazıyı okuyup hemen unutuyorum. tam bu noktada kendi kendime rüyada olduğumu ve uyandığımda bunu unutmamam gerektiğini söyleyip zamanı geri almaya çalışıyorum. rüyada olduğumun farkındayım, ama farkında olduğumun farkında değilim. ellerimi sıkıyorum yoldan geçenler suratıma bakıp gülüyor yaptığım harekete, ama artık her şeyin bir rüya olduğunu bildiğimden hiç önemsemiyorum. birden zaman geriye sarılan bir film gibi hızlı hızlı arabayı ilk gördüğüm ana kadar geriliyor. şimdi daha dikkatli bir şekilde yazıyı okumaya koyuluyorum:
"la france et mon réseau m'ont sauvé la vie"
rüyayı uyandıktan uzun bir süre sonra kanalın kenarında emre ve ilke'ye anlatırken heyecandan az kalsın yediklerim boğazıma kaçıyordu. uzun zamandır varmak istediğim noktanın artık çok yakınındayım.
Wednesday, May 28, 2008
8. Sostenuto
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment