Sunday, May 10, 2009

19. Presitissimo

e.s., uzun bir sevişmeden sonra, kardeşini davet ediyor. etiler'de itü konularındaki evdeyiz ve kardeşi yerine eve o.s. [bariz bir sinema bağlantısı] geliyor. ben ona "yanıma gel" dedikçe, o karşediyle alay edercesine bir sohbeti geliştirip babasından bir telefon beklediğini söylüyor. tam o sırada çok eskiden kullandığımız ve o anda çalışını anımsadığım bir telsiz telefonu elime alıp cevap veriyorum. beni internetten tanıyan biri hırvatistan'ı gezmek konusunda tüyolar istiyor. e. babasının aradığını ve onu çağırdığını sanıp gidiyor ve beni hüzün içinde bırakıyor. ben ise hiçbir şey olmamışçasına adama gittiği yer neresi olursa olsun seyahati konusunda nasıl bir ruh hali içerisinde olması gerektiğini gezeceği yerleri nasıl planlaması gerektiğini anlatıp duruyorum.

uyanınca kocaman bir umutsuzlukla etrafıma bakıp e.'nin kafasının etrafına sardığı elini gördüm ve onu aramızdaki belirsiz ilişkiyi kırarcasına kararlılıkla ve tereddüt etmeden öptüm, sonra aynı kararlılıkla arkamı dönüp hayatıma vereceğim yönü bininci defa kurgulmaya başladım.

No comments: