Tuesday, January 13, 2009

13. Allegro

newcastle. anneannemin evinin yakınları, hatta marketlerin olduğu bir sokağa giderken aldığımız yolların birinde önce çimlerin üzerinde sonra da kaldırımlarda zıplaya zıplaya ilerliyorum (küçükken sıkıldığımda bunu çok yapardım, yürürken zıplayabileceğim en yüksek noktaya ulaşıp onu geçmeye çalışarak sürekli zıplamak). ancak yer çekimi gerçekte olduğunun yarısından bile daha zayıf olduğundan biraz da uçar gibi hareket ediyorum. kendi kendime sürekli "işte istediğim zaman yapabiliyorum" diye düşünüyorum (uyandıktan sonra daha önce defalarca rüyamda uçtuğumu hatırladım). bu sırada fransızca konuşan iki kişinin sesini işitiyorum ve oldukça yüksek bir apartmanın penceresine oturmuş iki genç kızı fark ediyorum. iki-üç zıplayışta yeterli yüksekliğe erişip yanlarına oturup fransız kızlarının dudak yapısından, zaman zaman frijit zaman zaman da dominant gorunuslerinin beni ne kadar etkilediğinden, oryantalizmden bahsediyorum. daha sonra aynı yerde buluşmak için sözleşiyoruz.

papatya evine bir akvaryum almış. bir ara salonda akvaryuma bakarken yalnız kalıyorum. balıklardan biri birden oteki balıkları yiyerek büyümeye başlıyor, sonra pulları kararıp dökülüyor ve derisinin altından çıkan kanatlarıyla 4-5 metre genişliğinde kocaman bir yaratığa dönüşüyor.